11 Nis 2018

HİZMET TESPİT DAVALARINDA DİKKAT EDİLEN HUSUSLAR

0 Yorum

Sigorta bildirimi yapılmadan çalışan işçilerin, sigortasız geçen bu sürelerini sigortalı hale getirebilmek için açtıkları davalara hizmet tespit davası denir.

Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (beş) yıl içerisinde İş Mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.

İşçinin hizmet tesit davası açtığı varsayımında fiili çalışma, her türlü delille ispat edilebilir. Çalışmanın varlığını ispat edecek herkes tanık gösterilebilecek olmasına rağmen , Yargıtay tanık olarak özellikle çalışıldığı iddia edilen dönemde işyerinde çalışmış bulunan bordro tanıklarının (aynı dönemde Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirimi yapılmış olan diğer işçilerin) dinlenilmesi ile birlikte işyerinde çalışan bordro tanığı bulunması halinde dahi çalışmanın tespiti istenilen dönemde işyerine komşu işverenlerin (çalışıldığı iddia edilen işyerinin komşusu olan başka işyeri işverenlerinin) dinlenilmesini de aramaktadır.

Bu anlamda mahkemeler, fiili çalışma olgusunu, işyerinin kapsam ve niteliğinin davacının çalışmaları ile tüm belgeleri birlikte değerlendirerek karar vermelidir. Hizmet tespiti davalarında yargılama aşamasında hangi hususlar esas alınır ve ne şekilde değerlendirme yapılır sorusuna Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 01.07.2014 tarihli 2014/11359 E. 2014/16319 K. sayılı kararı cevap vermektedir.

Davacı, 26.3.2005-1.9.2012 döneminde davalı şirketler nezdinde bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece; davalılardan S… Kağıt Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.de bildirilenler dışında çalışması bulunmadığı sebebiyle bu davalı yönünden davanın reddine, U… Ambalaj ve Baskı İşlemleri Çanta San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden ise, eksik bildirilen 36 günün tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Davacının, talep konusu dönemde kesintisiz olarak davalı işyerlerinde çalışıp çalışmadığı noktasında; davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla;

–Davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli,

İşbu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın davacıya aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan, yine, davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı;

Davaya konu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak, kanaat edinmeye yetecek kadarının bilgi ve görgülerine başvurulmalı;

–Kuruma bildirim yapılan dönemlerde, aylık otuz günden az bildirilen çalışmaya dair açıklayıcı bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenip eklenmediği, eklenmemişse, kurumun eksik bildirim sebebiyle resen tahakkuk işlemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği araştırılmalı;

–Bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi sebeplerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı,

–Yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; davacının hastalık ve analık halleri sebebiyle istirahatli bulunduğu süreler de dikkate alınıp, deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Mahkemenin, yukarda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ

Sigorta bildirimi yapılmadan çalışan işçilerin, sigortasız geçen bu sürelerini sigortalı hale getirebilmek için açtıkları davalara hizmet tespit davası denir. Bu davada talep konusu dönemde kesintisiz çalışma olup olmadığının tespiti için, işyerinin kapsam ve niteliğinin, davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgelerin davalı kurumdan getirtilmesi gerekmekte, sigortalının imzasını içeren belgeler yönünden inceleme yapılacağı işyerindeki ve komşu işyerindeki bordro tanıkları dinlenmelidir. Ayrıca çalışmaların hangi sebeple kayıtlara geçmediği hususunun da araştırılması gereklidir. Hizmet tespiti davasında verilecek kararda, tüm bu veriler birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.

[yukarı]

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

aksarayda en iyi ceza avukatı aksaray iş mahkemesi avukatı aksaray işçi avukatı aksaray hukuk büroları aksaray boşanma avukatı aksaray avukatları avukat aksaray aksarayda en iyi avukat ilyas güle